illuminati türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
illuminati türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Temmuz 2013 Cuma

Manda Ateizmi



Selam.


Şu günlerde gerçekten canımı sıkan, kafamı büküm büküm büken ve içime dert olan bir durum söz konusu. Onu da buraya kusucam.

Bir çok düşünce ve inanç zamanla yobazlaşabilir. Yobazlaşmış bir milliyetçilik, yobazlaşmış bir dini inanç, yobazlaşmış bir ulusalcılık ortaya çıkabilir. Ki bunların birçok örnekleri ve hazin sonuçları da ülkemizde bolca mevcut zaten.

Bu sebeplerden ötürü itiraf etmek zorundayım ki bu tarz yobazlıklardan sıyrıldıkları için ateistleri, dindarlardan daha çok severim. Ne yazık ki Türkiye, ateistlerin müslümanlardan daha fazla kuran okuduğu bir memlekettir. Okumak derken ki kastım arapça telafuzunu tekrar etmek değil elbette. İçeriğini okuyup, anlayıp, üzerinde kafa patlatmaktan bahsediyorum.

Bu yüzdendir ki gerek bilgi birikimi, gerek entellektüel seviye bakımından ateistlerle, hatta bunu ateizm olarak da kısıtlamayalım deist agnostik kısacası gayrı müslim kesimle gerçekleştirdiğim sohbetler, benim için herzaman daha besleyici ve keyifli olmuştur. Gerçekleştirdiğimiz sohbetlerde küfürler ve bedenler değil, fikirlerimiz savaşır. Doğru fikirler yanlış fikirleri öldürür. Bizde geriye kalan sağlam fikirleri cebimize doldurur evimize döneriz. Ne benim ne de onların tanrının varlığına olan düşüncemiz asla değişmez. Zaten böyle bir amacımızda yoktur. Ve konuşmaya başlarken bunun olacağını biliriz. Bizim için tek amaç, kral bir muhabbet eşliğinde karşılıklı olarak bilinçlenmektir.

Bundan birkaç yıl önce biri bana gelip ateizmin de yobazlaşacağını söylese hiç şüphesiz o kişiye neticemle gülerdim. Lan oğlum ateistler ki en çok sorgulayan hiçbir kutsal, kült, dogma tanımadan özgür bir biçimde düşünen insanlar, bunlar nasıl yobaz çıkacak derdim.


Kişi ister Allah'a tapsın isterse de Nihat Doğan'a. Burda kimseyi kendi inancıma dahil etmek inanın umrumda değil. Cehenneme gideceklerine yürekten inandığım bu kişilerin akıbetini önemsemiyorum, ve tohumlarına da para saymış değilim . Birey olarak bu konuda ki düşüncem, Neyzen'in de dediği gibi "yansın bu ipnelerin alayı su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim" yönündedir.

Her türlü yobazlık kötüdür de, ateistin yobazı da zerre çekilmiyormuş birader.. Bir kere adama laf anlatamıyorsun . Karikateist ve Richard Dawkins den öğrendiği kalıplaşmış şeyleri öyle bir savunuyor öyle bir savunuyor ki , savunduğu şeyler artık "özgür bilinç altındaki edinimlerden" çıkmış ve bir dogma halini almış bulunmakta.


Ben bunlara klişe ateistler diyorum. Yani ateizmin çıkış noktası olan "sorgulama" etkenini ateizme geçişten sonra unutan kesim. Unutmayın ki sorgulamayı bıraktığınız anda, artık hayatınızda minik minik klişeler önyargılar ve gerçekliği bulunmayan batıl inançlar peydah olurlar.


-Klişe ateizminin temellerinde, ben ateistim diyerek toplum içerisinde prim yapma ve kız kaldırma düşüncesi yer alır. Öyle ki bu tür dallama gençlerimiz aşırı şeilde "her farklı ve sıradışı olanın cool ve karizma olduğu" inancına sahip olduklarından ötürü , geneli dindar olan bir toplumda ateist olma fikrine çok sıcak bakmışlardır.

Sıradışı olanın cool olduğu inancı çok tehlikeli bir durumdur. Genel olanı kötülemek ve her nadir olan şeyi kıymetli sanma inancı... Aslında herkes yapar bunu. Yaptığı şeyleri, herkes yaptığı için yapmıyormuş gibi davranır. Farklı olmak ister. Çünkü farklı olanın, nadir olanın kıymetli olduğuna inandırmıştır kendisini. Mesela bende yapıyorum aynı şeyi. Facebook'tan Pink Floyd, Led Zeppelin ve Deep Purple gibi grupların sayfalarını beğeniyorum. Oysa ki Hakan Taşıyan dinlediğim koca bi gerçek...

Şimdi beşeriyet olarak bunları yapmak zorundayız kısmen. Eh , neticede özellikle de kızlı bir ortamda; Kurtlar Vadisi - Season 4 Episode 3 hakkında muhabbet çevirmek bir hayli güç. El mahkum dayanıcaksın Game of Thrones'a, vurucaksın Lost'un gözüne..

Lakin bu tür durumları abartmamak ve işi obsesif kişilik bozukluğuna taşımamak lazım. Hele ki tanrı inancı gibi bir durum söz konusuysa kişinin önce kendine sonra da diğer insanlara karşı dürüst olması gerektiğine inanıyorum.

Kimleri kastettiğimi anlayan anladı aslında. Bahsi geçen kişiler, yeterli entellektüel seviyeye ulaşamamış, eleştirdiği şey hakkında bilgi sahibi olmayan, özenti, ergen, yobaz ateistlerdir.

-Bu kişiler, kendileri gibi düşünmeyen teistleri; akılsızlık, koyunluk, cahillik, zeka seviyesi düşüklüğü, bilim karşıtlığı, sorguya kapalılık, korkaklık ve aptallıkla suçlayabilir..

Aynı ithamlarla kendileri karşılaştıklarında ise yine siz kötü olursunuz, çünkü bu ülkede inanç özgürlüğü vardır ve kimse inançları yüzünden hakarete uğrayamaz.

-Karısını döven ya da küçük bir kıza tecavüz eden bir müslüman yüzünden islamın kötü olduğunu söylerler. Yine bir ateist olan Alfred Nobel'in 20'ye yakın ülkede 90 dan fazla silah fabrikasının sahibi olduğunu ve sayısız insanın ölümüne öncülük ettiğini söylediğinizdeyse size, kişiler üzerinden inançların değerlendirilemeyeceğini öğretirler.

-Facebook'ta kurdukları sayfalara atom ve Albert Einstein (ki kendisi deist) fotoğrafları koymak olmazsa olmazlarıdır. Çünkü bilim eşittir ateizmdir. Dindar gençlik bilim karşıtıdır ve onlara göre tanrıya inanan herkes yerçekiminin var olduğunu asında inkar ediyor.

- Bilim adamlarının çoğu ateist. Bilim adamları zeki olduğuna göre dindarların alayı salaktır gibi Aristo mantığının bile sınırlarını zorlayacak genellemelerde bulunabilirler.

Bak şimdi sakin ol ve elindeki Turan Dursun kitabını rahatça yere bırak dostum...

Bil(me)diğin üzere;

1,000,000 kelimelik bilimsel çalışmaya karşın 3,000,000 kelimelik dini çalışma yapan, matematiğin fiziğin babası, fizik, matematik, astrofizik, integral dolayısıyla mühendislik, özetle bilim denilen teranenin temellerini oluşturan Isaac Newton dindardır.
Evrimin dayanak noktası olan kalıtım biliminin babası Mendel, bir rahipdir.
Faraday,Maxwell, İbni Sina, ,Heiseberg, Joule, Hertz, Louis Pasteur, Harezmi, Max Planck bunların hepsi dindardır.




- Klişe ateistlere göre ateist budur.




Müslümansa bu.




Ben sıkıldım arkadaşım!

Dünyadaki bütün savaş ve kaosun sebebini dinlere bağlayan, dinlerden önce savaşların olmadığını zanneden küt zihniyetten sıkıldım!

Doğa bilimleriyle metafiziksel tanrıyı tartmaya çalışan acizlerden bunaldım!

Bilim! Bilim! Bilim! Ateistiz biz, sürekli kitap okuruz, hepimiz bilimin çocuklarıyız triplerinden ve hayatında yaptığı tek bilimsel faliyetin de pamukda fasulye yetiştirmek olan kişilerin kendini Nikola Tesla zannetmelerinden usandım!

Tanrı insanı bunun için yaratmış olamaz, şunun için hiç yaratmış olamaz , tanrı bu kadar basit mi? diyip de. Madem bi tanrı yok, ne yapmalıyız o zaman dediğinizde "yaşayın abi işte, tadını çıkarın hayatın, sevişin falan" diyebilen zeka abidelerinden daral geldi artık bana. Valla bak.



Özetle sözüm ateist yobazı kimseleredir!

Size çok kızgınım olum!

Ateistten yobaz olmayacaksın birader!

Ateistsen dogmaların olmayacak kardeşim!

Ateistsen sorgulamaya devam edeceksin! Hem dini hem ateizmi. Peşin bir hükmün olmayacak..

Ateistsen her şeyi biliyorum kafasından kurtulacaksın birader, zira bilim hiçbir bok bilmediğinin farkında olan bireyler sayesinde yükselmektedir.

Ve böylece ben de seninle oturacağım bir masaya ve her zaman ki keyif dolu sohbetimi gerçekleştireceğim..

Bunlar bana ters diyorsan da ateistim diye dolaşmayacaksın ortada. Sen sadece tanrının varlığını inkar eden boş kafa bir embesilsin. Bugün Dawkins çeker seni bir yana, yarın da bir başka biri. İt dazınt medır.

24 Haziran 2012 Pazar

Son 10 Yılın Özeti..


din ve politika konuşmaktan kaçınan yavşak bir gençliğimiz var evet ama durum sandığınızdan da ciddi beyler.

konuyu takip edenler de mevzuyu az çok bilirler zaten, benim sözüm 7/24 am göt meme muhabbeti çevirenlere.

bildiğiniz üzere abd. ve birçok batılı ülke borç batağında ve ekonomik krizle boğuşuyor. az buz bi borç değil bu. işte başı çeken 2 ülke abd nin yaklaşık 15 ingilterenin ise 9 trilyon dolar dış borcu var. bu sayı öyle az buz bi sayı değil gençler, bugün dünya devi abd ordusu bile yılda 750 milyar dolar para yemekte. bunu göz önünde bulundurunca bu borçların ne kadar büyük olduğu ortaya çıkıyor.


şimdi; abd ve batılılar bu borcu kapatmak için her zamanki gibi zayıf ülkelerin kaynaklarına çullandılar. ilk başta 9/11 i bahane ederek afganistana girdiler ve asyanın uyuşturucu merkezini ele geçirdiler. ardından kimyasal silah bahanesiyle ırak işgali başladı ve dünyanın 2. büyük petrol rezervine sahip bu ülke ele geçirildi. en sonunda aaa silah yokmuş ya la dendi ve konu kapandı.


ama bitmedi.. yetmedi batılılara bunlar. onlar ortadoğuda ki petrolün tamamını istediler. fakat şöyle bi sorun vardı ki hem abd hem de diğer batılı ülkeler, afganistan ve ırak savaşlarında iyice borç batağına saplanmışlardı. çünkü savaş pahalıydı.onbinlerce askeri o bölgeye yığmak, onların lojistik desteklerini sağlamak ve milyon dolarlar tutan bombalama operasyonlarını faliyete geçirmek kardan çok zarar getiriyordu. üstelik her ne kadar terörü bitirmek için girdik densede bu yalanlar yutulmamış dünya da abd karşıtı bir tutum sözkonusu olmaya başlamıştı. işte tüm bu sorunlardan mütevellit `arap baharı` için düğmeye basıldı.

ülkedeye en seçkin ajanlar götürülür, muhaliflere az biraz para verilir, onlar ayaklanır, ellerine silahlar tutuşturulur hatta satılır, hükümet devrilir, petrole doğal gaza ve tüm madenlere el konur. hem amerikanın prestiji sarsılmaz, hem de tüm kaynaklar ele geçirilir. işgalin yeni adı, demokrasi hareketlenmeleri.

arap dünyasında ki bu operasyonalar bi süre için gayet yolunda gitti. hükümetler ardı ardına devrildi, rezervler batılılara geçti. ta ki suriye çıkmazına kadar.


aslında bunlar suriyeye de aynı stratejiyi uyguladılar, ama rusyanın suriyeye kol kanat germesinden ötürü planları suya düştü. hatırlayın suriye de olaylar patlak verince rusya gemilerini tarsusa göndermiş üstünede suriyeye füze satışı gerçekleştirmişti. bütün bunların üstüne birleşmiş milletler suriyeye yaptırım oylamasını rusyayla birlikte çin de veto edince, batılılar tam anlamıyla şoka uğradılar.

tüm bunların üstüne haziran ayında da rusya,çin,suriye ve iran ortak bir askeri tatbikat düzenlediler.

evet suriye, çin, rusya ve iran doğuda bir olmuş batıya kafa tutuyordu resmen.



işte tüm bu çıkmazın içinde batılıların zaten bir b planı vardı o da türkiyeydi...

morton abramowitz, eski ankara büyük elçisi, aynı zamanda yine bir siyonist oluşum olan cfr nin de kıdemliak bir üyesidir kendileri. iddiamı desteklemek ve detaylı açıklamalar yapmak için uzun uzadıya laf anlatmıycam. araştırırsanız bulursunuz. tayyibi başa geçiren eleman bu adamdır.


tayyip erdoğan heybeye başbakan yapılmadı. onun ortadoğu da bir görevi vardı. gerek abd gerek batılıların ortadoğudaki tüm faliyetlerini destekleyecek, bölgeye uzak kalan batılı ülkelerin eli ayağı olacaktı. davosta tüm islam ülkelerinin halifesi yapılacak böylece batılılar lehine aldığı kararlar müslümanlarca destek bulacaktı.


şimdi... gelelim günümüze.


tayyip erdoğan bu aralar büyük bi baskı altında. zira onu başa geçirenlerin ondan bir isteği var. bu istek açık ve net. suriyeye gireceksin!

hem çini hem de rusyayı karşılarına almaktan korkan abd ve batılılar, okkanın altına türkiyeyi atma hevesinde. türkiye suriyeye girecek, hükümeti devirecek, petrole ise batılılar çökecek. göte gelen ise türkiye olacak. ne güzel dünya dimi?.

yalnız tayyip için şöyle bi sıkıntı var ki hem ordu hem de türk halkı müslüman bir ülkeyle savaşmak istemiyor. halkın orduya olan güveni sarsılmış vaziyette, ordunun bütün komutanları zaten içerde! türkiyenin suriyeye girmesi demek, rusya ve iran gibi taşşaklı komşularını karşısına alması demek, ki bu da ayır bir felaket. bütün bunlar bir yana batılılar ısrarlı. gireceksin! suriyeye gireceksin, yoksa seni çıkarttığımız gibi indiririz diyorlar. işte şu son günlerdeki akp cemaat kapışmasını da buna bağlıyorum ben. tayyibin tüm bu olanlar karşısında suriyeye girme isteksizliği hiç şüphesiz `pensilvanya muhtarı` tarafından hoş karşılanmamış olsa gerek. özetle birader tayyip sıkıştı, hem de çok fena sıkıştı..


sözlerimin sonuna gelirken şu jet olayına değinmek istiyorum. aylardır türk halkını suriyeye kışkırtmak için tomarla yalan haberler yapıldı. esad şöyle zalim, böyle katliam yaptı dediler. türk halkını salak zannetiler ama kimse yemedi bu palavraları. işte bu jet olayı da yine aynı terane. ama bunu da yemedi bu halk. haber sitelerinde, uçağımızın orada ne işi vardı? hava tatbikatı neden suriyede yapılır? gibi çetin sorular görüyorum.. atatürk diyor ya; türk milleti zekidir! diye, hah
onu halkına yağ çekmek için söylemiyor işte. türk milleti saftır temizdir iyi niyetlidir, ama kesinlikle salak değildir. siz ve sizin taşeronluğunu yaptığınız köpeklerinde anlayamadığı şey işte tam olarak budur!


25 Nisan 2012 Çarşamba

Breaking Bad & Masonik Semboller


Hi biiiieeeettch!

La oğlum düşünün bak diziyi bitireli daha 2 saat oldu, koştur koştur ifşa sıçıyorum buraya, değerimi bilin piçler.

Diziyi izlemeyenler önce siktirsin diziyi izlesinler, konu için değil lan, beğendiğim için söylüyorum. Dizi harbiden sağlam çünkü...

Onun dışında bu dizininde illumunlu olduğunu bi iki resimle ispat etmek istiyorum.

Kolye.

Elemanın t-shirt e tikkat.

Kapişondaki piramit göz tasviri..




Dizi güzel hacı illaki izleyin derim ama güzel olması gerçekleri unutturmasın sizlere. İzleyenlerin bileceği üzere Breaking Bad de aşırı bir uyuşturucu özentiliği var. Yani  insanların uyuşturucuya olan ön yargısını kırmak istiyorlar bu diziyle. Sizi bilmiyorum ama ben  diziyi izlerken  içimden ' denesem mi lan acaba' ? diye geçirdim yani.

Aslında bu dizide gene bilinç altı ve zihin kontrolü dalgasını konuşturuyor elemanlar. İyi bir aile babası olan White, sıradan yaşamıyla ve gündelik kurallara uymasıyla toplumun genelini yani bizleri temsil ediyor aslında.

Ama ne zaman Walter kötü yola sapıyor o zaman milyonlarca doları cebe indirip yolunu buluyor.

İnsan beyninin burdan çıkardığı sonuç, kurallara uyan iyi bir vatandaş olursan fakirlik içinde ölürsün - zira hayat hiç sigara içmemiş birisini akciğer kanseri yapacak kadar zalimdir, o halde kısa yoldan para kazanmaya başlarsan, köşeyi dönersin.  İşte bilinç altımıza gömdükleri şey tam olarak bu.


Şu üstteki kapşonlu dallama Jesse Pinkman ise boğazına kadar boka batmış bir karakter, sıradan bi uyuşturucu satıcı olan Pinkman, Walter'la birlikte iş yaptıktan sonra parayı buluyor ve biliyorsunuz kızlar partiler içkiler lüks bir ev ve eğlence ardından geliyor.


Kısacası beyler bu dizide açık bir şekilde uyuşturucu ve dünyevi zevk telkin edilmektedir. Bunu dizide bi iki tane kaş göz piramit bulduğum için değil, öyle olduğu için diyorum.


Eğer bir dizide veya bir programda;  sex,uyuşturucu,para,zenginlik ve dünyevi zevkler özendiriliyorsa o dizi illumunludur kardeşim. Bu kadar açık ve net konuşuyorum. Aldanmayın.

 Görüşmek üzere Yo!